|
koka kola'nın içine böcek atıyorlarmış. logosunu tersten okuyunca da "no süheyl no behzat" yazıyormuş
bir önceki grup mesajında niyazi'nin önceden duyurduğu toplantı
gerçekleşti. 4 (yazıyla dört) kişilik sıcak, samimi, sevimli, minik
kısacası butik bir toplantı oldu. neden böyle oldu bilmiyorum ama her
halükarda can sıkıcı bir durum arkadaşlar.
bu yaptığımız şeyler angarya değil. ki eğer böyle düşünüyorsanız
çalışmalardan ayrılabilirsiniz (bunu tüm iyi niyetimle söylüyorum,
"beğenmeyen gitsin" diyen şımarık çocuk modunda değilim). bu iş takım
tutmak gibi değil, ne güzel. grupta olanlar ve olmayanlar yok. erciyes
üniversitesi linuz topluluğu, benzer heyecanları olan insanların cümlesi.
herkesin bu gruba katılması saçma olurdu, herkes bu konuda heyecan duymak
zorunda değil. mesela ben de "geleneksel türk el sanatları" mevzuunda heyecan
duymuyorum. ancak siz heyecan ve merak sahibiyseniz, neticede, bir süre bu
alanda uğraştıktan sonra yaptıklarınızın size bir şeyler katmış
olduğunu görceksiniz. bu salt bir hayır işi değil. kendinizi geliştirmek
için bir fırsat. linux fanatiği (windooz sucks, kill bill türevi espriler
vs.) olmanız gerekmiyor. yeni bir dünya öğreneceksiniz. daha az kişinin
bildiği şeyleri öğreneceksiniz.
ceplerinize bir şeyler dolduracaksınız.
"benim buna itirazım, ben bu işe ilgi duyuyorum ama bizim linux topluluğunda
şu eksik, şu olay saçma" diyorsanız önerilerinizi, memnuniyetsizliklerinizi
paylaşın. inanın iyi-kötü hiç geri dönüş (feedback) olmayınca
vaziyetinizi, düşüncenizi hiç bir şey anlayamıyoruz. bu nedenle geleceğe
dair planlama ve yenilikleri tezgaha koyamıyoruz. çünkü bu uygulamanın
ardından ne tepki geleceği belirsiz ve dahi gönüllü bulup
bulamayacağımız muamma. şevkimiz kırılıyor.
şunu belirtmek istiyorum, üniversitemizde bizlerin hepimizin bir ucundan
tutarak çatısını kurduğu "linux topluluğu" adı altında bir oluşum
mevcut. bunun kıymetini bilelim. tabela için kurulmadı bu topluluk.
üniversite yönetimi diğer çoğu üfürükten öğrenci topluluğu gibi,
dışarıya sosyal sorumluluk sahibi ve sevimli görünmek için "alın size bir
topluluk" demedi. bunu ihtiyaçlar doğrultusunda hepimiz kurduk. içini
doldurmak da bize düşer.
sınav dönemi değil, elimiz boş. şu durumda bile böyle enteresan bir olav
vuku buluyorsa, şunu düşünmeden edemiyorum, nereye gidiyoruz? marduk gelecek
mi? bir ayda on kilo vermek mümkün mü? elvis gerçekte ölmedi mi?
oruçluyken caz müzik dinlemek caiz midir?
düşüncelerinizi paylaşırsanız sevinirim, sevgiler
(Mustafa Yılmaz)
|