ersin alok /
alokphoto@...
Sevgili Ali Reis,
Adina gonderilmis yazini asagida geciyorum...
Toplantinizla ilgili bildirinizi pek cok dostuma ve Ogrencilerime de iletmistim
ne yazikki..
Konustugumuz gibi , bahsi gecen saat'te Olunmasi gerekli yerdeydi herkez... Ne
yazikki toplantiya gelmediniz... !
Bu yanlisligin hepimizi uzdugunu bilmeni isterim.
Simdi bir borcunuz oldu. Bu Konusma ve konferansinizi (yanlis olmiyan bir
tarihte) Ist.'da tekrarlamaniz gerekmekte..
Butun kalbimle calismalarinizi kutlarim...Istanbuldaki Toplanti Tarihinin de
dogru olarak deklarasyonunu istiyorum..
Sevgiler,
ea.
15 MART
PAZARTESI
18:00
Seminer: FOTOGRAF ve SONRASI ÜZERINE DEGERLENDIRMELER - Sadik Tümay
Fotografin sonrasini konusabilmek için hangi asamalari kat ettigini
hatirlatacak bazi kronolojileri vermek gerekmektedir.Serüvenin kamuoyuna 1839’da
Paris Bilimler Akademisince bilimsel bir bulus olarak duyurulmasi, bilimin
fotograf baglaminda bugün geldigi noktalar göz önünde bulunduruldugunda,
sonrasina iliskin kaygilari(!) harekete geçiriyor olabilir. Bu kaygilar
arasinda, demode olmanin yaratacagi baski,bilimselligin kaçinilmaz sonuçlarindan
biridir. Statükoyla modernite arasinda sikisma sonraya iliskin umut durumunu
fotograf anlaminda zorluyor gibi görünmektedir.Oysa teknoloji karsisinda
fotografçilarin ezilmedigini, zihniyetlerini bilimsel boyutla rekabete sokmalari
ve her defasinda da metinlerini(fotograflarini) yazmalariyla açiktir.Bizde
demode olmanin yaratacagi hayal kirikliklari yerine,isigin yazisini (photo:
isik, graphe: yazi Yunanca) yazmada ki evrensel bilinç durumunu kaybetmeden
yazmaya devam edersek fotografin misyonunu tasimaya önder bir sekilde devam
etmis oluruz.Aksi takdirde zihniyetin modernizasyonu programinda kendi
baglamimizda gerilerde kalabiliriz.Sunu unutmamanin gerektigini bizlere
fotografin kendi gelisim çizgisi göstermektedir.Hayatin fotograflarla nasil
yazildigi kadar,yazilma gerekçeleri de unutulmamalidir. Nasil yazildigi konusu
bizi sürekli teknikle mesgul edeceginden “Fotograf Nereye Gidiyor” gibi çok sik
travmalar geçirebiliriz.Isigimiz oldugu sürece yazmaya devam edelim, isigimizi
yazacak materyaller buluruz.Fotografçilar hep bulmuslar.
AKM P. Salonu
19:00
Ali Ihsan GÖKÇEN "CILO DAGLARI" Dia Gösterisi
Cilo ve Sat daglari, 70km lik siradaglar olarak Türkiyenin en
güneydogu kismina uzanmistir. Dogu Toros Daglari'nin en ucu olan bu
siradaglarda Türkiye’nin en çok buzulu, Türkiyenin 3.yüksek zirvesi olan
Uludoruk( 4136m) ve 11 adet 3500m üzerinde zirve bulunur. Çok sarp, hem dar hem
de genis derin vadilere sahip Cilo Daglari'nin yüksek zirvelerinin kuzeye bakan
yamaçlarinda bazen kilometrelere varan buzullar ve tüm yil boyunca erimeyen
büyük kar kütleleri bulunur. Buzullarin sonlarinda ve yüksek zirvelerin çogunda
buzul göllerine raslanir. Yamaçlardan ve buzul göllerden akan sular yazin bile
büyük akarsular olusturur.Teror nedeniyle 18 yil ulasilamayan bu daglara ATLAS
dergisinin ropörtaji için gidildi.Erisilmez zirveleri ,Buzullari, yaylalari,
göçerleri, çiçekleri ile Cilo daglarinda kisa bir gezinti.Bu gösteri Cilo
daglarinda birlikte oldugumuz ve 2003 yilinda kaybettigimiz dostum ?
[Non-text portions of this message have been removed]