maillerinizi almak istiyorum
________________________________________________________________________
Want to chat instantly with your online friends? Get the FREE Yahoo!
Messenger http://uk.messenger.yahoo.com/
Herkese Merhabalar
köy yumurtası uretımı yapmak istiyrum.
internetten arastirdigim kadarıyla avrupa ve amerikada bu tip ticari
işletmeler var.
bu konuda TÜRKİYE'de calışma yapan arkadaşlar varmı acaba
beni bilgilendiecek arkadaslarima minnet ve sukranlarimi sunuyorum.
Saygilarimla
mehmet unal
_________________________________________________________________
MSN 8 with e-mail virus protection service: 2 months FREE*
http://join.msn.com/?page=features/virus
Herkese Merhabalar Yaklasik 250 donumluk sulanabilir arazimi oncelikli olarak Elma, kiraz ve armut fidanligi yapmak istioyrum. Konun gerek ekonomik gerekse bilimsel yonu hakkinda cok fazla bilgim yok. Fidan secimi, tedariki, fiyatlari, ve bakimindan dikkat edilmesi gereken hususlar ve hatta mumkunse meyveciligin ekonomik getirisi ve pazari hakkinda beni bilgilendiecek arkadaslarima minnet ve sukranlarimi sunuyorum. Saygilarimla Sandac ---- Orijinal Mesaj #1 ---- Kimden: mcaliskan@... Kime: tarimsal@yahoogroups.com Bilgi: Konu: tar-get Tarih: 7/18/2003 9:12:27 AM .
------------------------ Yahoo! Groups Sponsor ---------------------~--> Buy Ink Cartridges Refill Kits for Your Epson at Myinks.com Free shipping on orders $50 or more to the US and Canada. http://www.c1tracking.com/l.asp?cid=5705&lp=home/epson.asp http://us.click.yahoo.com/brYXfA/_xWGAA/ySSFAA/_TlwlB/TM ---------------------------------------------------------------------~->
Tarım Teknoloji Araştırma-Geliştirme
Your use of Yahoo! Groups is subject to http://docs.yahoo.com/info/terms/
İlk defa 1965 yılında Japon araştırmacılar tarafından başlatılan mordenit ve klinoptilolit türü doğal zeolitlerin hayvan yemi katkı maddesi olarak kullanılmasına yönelik çalışmalar günümüzde birçok ülkede yaygın olarak kullanılan ürünlerin üretimi ve pazarlanması şeklinde devam etmektedir. Yemlerine zeolit ilave edilen tavuk, domuz ve geviş getiren hayvanların, normal yemlerle beslenenlere oranla sağlıklıları bozulmaksızın ağırlıklarının arttığı belirlenmiştir. Bu alanda kullanılan zeolitlerin başlıcaları klinoptilolit ve mordenittir.
Zeolit katkı, hayvan sindirim sistemi içerisinde Na, K iyonlarının ortamdaki NH4+ iyonları ile yer değiştirmeleri sonucu azot depolama görevi yapmakta ve depolanan bu NH4+ iyonlarını daha sonra kademeli olarak geri verilmesi ile hızlı bir gelişim ve ağırlık artışı sağlanmaktadır.
Macaristan Beke şirketince yapılan araştırma çalışmalarında buzağı yetiştirme programı içerisinde Na'lu zeolitlerin katkı maddesi olarak kullanılması sonucu günlük 77 gramlık artış elde edilmiştir. Benzer işlemi domuzlar için deneyen Konda ve Wagai %5 oranında klinoptilolit katkıyla beslenen domuzlarda % 25'e varan ağırlık artışı tespit etmişlerdir.
Zeolit katkının diğer bir avantajı da hayvan dışkılarıyla havaya karışan hastalık yapıcı ve gelişmeyi önleyici etkilere sahip amonyak ve H2S gazının yapı içerisine adsorbe edilmesidir. Dışkıların kötü kokusunun giderilmesini, nem içeriklerinin kontrolünü ve dışkıların oksijensiz ortamda çürümesi ile oluşan metan gazının diğer gazlardan ayrılmasını sağlamaktadır. Koku giderimi ve nem içeriğinin kontrolü ile hayvan giderimi ve nem içeriğinin kontrolü ile hayvan barınaklarında daha sağlıklı koşullar yaratılmaktadır.
Öğütülmüş zeolitik tüflerin Japon çiftçilerce asidik volkanik toprakları nötralize etmek için kullanıldığı yaklaşık 100 yıldır bilinmektedir.
Klinoptilolit ve mordenitin yüksek adsorpsiyon ve iyon değişim kapasiteleri, özellikle klinoptilolitin amonyum iyonlarına karşı gösterdiği seçicilik bu tür zeolitlerin toprakların hazırlanmasında tercihli olarak yaygın kullanımlarını sağlamıştır. Su tutma özellikleriyle gerek toprağın ekim öncesi hazırlanması gerekse amonyum bazlı gübrelerin (nitrojen kaynağı olarak kullanılan) toprağa verdikleri aşırı konsantrasyon değerlerindeki toksin etkisinin önlenmesi için amonyum iyonlarının zeolit yapı içerisine alınarak uzun zaman aralıklarında toprağa geri verilmesi ile etkin gübre kullanımı ve birim maliyette tasarruf gerçekleşmektedir.
Doğal zeolitlerin katyon seçme ve değiştirme özelliklerinden, sadece besleyici iyonların bitkiye aktarılmasında faydalanılmayıp, aynı zamanda, beslenme zincirinde Pb, Cd, Zn, Cu gibi istenmeyen bazı ağır metal katyonlarının tutulmasında da yararlanılabilir. Bu alanda kullanılan klinoptilolitin, radyoaktif kirlenmenin söz konusu olduğu topraklara ilave edilmesiyle, bitki tarafından alınan Sr90 miktarını büyük ölçüde azalttığı da saptanmıştır.
Klinoptilolitin amonyum iyonlarına karşı gösterdiği seçimlilik NH4+ klinoptilolit materyalinin N-bazlı gübrelerde katkı malzemesi veya doğrudan gübre olarak kullanılmasını sağlamaktadır. İyon değişimi özelliğinin kullanıldığı bir diğer uygulama da beslenme zinciri içinde istenmeyen ağır metal katyonlarının ve radyoaktif sızıntıların topraktan uzaklaştırılmasıdır. Birleşik Devletler Topluluğunda Çernobil kazasından sonra ülke zeolitlerinin büyük kısmı radyoaktif etkilerin ortadan kaldırılması amacıyla kullanılmıştır.
Doğal zeolitlerden, iyon değiştirme ve adsorpsiyon kapasitelerinin yüksekliğinden dolayı mantar ve diğer bulaşıcı hastalıklara neden olan mikroplan öldürücü ilaç taşıyıcı olarak kullanılmaları ve bunları zaman içerisinde toprağa geri vererek sağlıklı ürün eldesi için kullanımları da yaygın tüketim alanlarından biridir.
Gübreleme ve Toprak Hazırlanması
Doğal zeolitler, yüksek iyon değiştirme ve su tutma özellikleri nedeniyle toprağın tarım için hazırlanmasında, çoğunlukla kil bakımından fakir topraklarda yaygın biçimde kullanılmaktadır. Ayrıca yüksek amonyum seçiciliği nedeniyle gübre hazırlanmasında taşıyıcı olarak klinoptilolit kullanılmasıyla amonyumun bitkiler tarafından daha etkin biçimde kullanılması ve gübre tasarrufu saglanmaktadır. Klinoptilolit nem fazlasını adsorpladıgı için gübrelerde depolama sırasında olusan pisme ve sertlesmeyi de önlenmektedir.
Tarımsal Mücadele
Dogal zeolitlerden iyon degistirme ve absorplama kapasitelerinin yüksekliginden dolayı tarımsal mücadele ilaç tasıyıcı olarak yararlanılmaktadır.
Toprak Kirliliginin Kontrolü
Dogal zeolitlerin katyon seçme ve degistirme özelliklerinden sadece besleyici iyonlarin bitkiye aktarılmasında faydanılmayıp aynı zamanda beslenme zincirlerinde Pb-Cd-Zn-Cu gibi istenmeyen bazı agır metal katyonlarının tutulmasında da yararlanılabilir. Bu alanda kullanılan klinoptilolitin radyoaktif kirlenmenin söz konusu oldugu topraklara ilave edilmesi ile bitki tarafından alınan S90 miktarının büyük ölçüde azaltıldıgı da saptanmıstır.
Besicilik
Yemlerine zeolit ilave edilen tavuk, domuz ve gevis getiren hayvanların normal yemlerle beslenenlere oranla saglıkları bozulmaksızın agırlıklarının artıgı belirlenmistir. Bu alanda kullanılan zeolıtlerın baslıcaları klnoptilolit ve modernittir.
Organik Atıkların Muamelesi
Bu alanda kullanılan dogal zeolitler dıskıların kötü kokusunun giderilmesini, nem içeriklerinin kontrolünü ve dıskılarının oksijensiz ortamda çürümesiyle olusan metan gazının diger gazlardan ayrılmasını saglamaktadır. Koku giderimi ve nem içeriginin kontrolü ile hayvan barınaklarında daha saglıklı kosul yaratılmaktadır.
Su Kültürü
Göl ve göletlerde biyolojik artıkların neden oldugu kirliligin temizlenmesinde dogal zeolitler özellikle klinoptilolit etkin olarak kullanılmaktadır. Ayrica dogal zeolitlerden, canli balik tasimaciligi ve su kültür ortamlarinda ihtiyaç duyulan oksijence zengin hava akiminin temininde de yararlanilmaktadir.
Soru, sipariş ve proje istekleriniz için bize ulaşın.
tar-get Tarım Teknoloji Araştırma - Geliştirme Pilavtepe Mevkii Milas-Bodrum Karayolu 10. km Ildız Halıcılık Tesisleri İçi Milas/MUĞLA E-mail: tar-get@... Web sitesi: www.tarimsal.com Tel: 0252 535 51 19 Tel: 0252 535 54 52 Faks:0252 535 54 13
tar-get , araştırma-geliştirme faaliyetlerine daha sağlıklı şekilde devam edebilmek için ILDIZ Şirketler Grubu ile birleşmiş ve İZMİR/Alsancak'taki ofisini MUĞLA/Milas'a taşımıştır.
Yeni adres,ILDIZ Halıcılık Tesisleri Bodrum Karayolu 10 km.; Pilavtepe Mevkii MUĞLA/Milas
Tel: 0252 5355119 - 0252 5355452 Fax:0252 5355413
tar-get Tarım Teknoloji Araştırma - Geliştirme Pilavtepe Mevkii Milas-Bodrum Karayolu 10. km Ildız Halıcılık Tesisleri İçi Milas/MUĞLA E-mail: tar-get@... Web sitesi: www.tarimsal.com Tel: 0252 535 51 19 Tel: 0252 535 54 52 Faks:0252 535 54 13
Bilimsel düşünce ve düşünce sistemlerinin oluşumunda en büyük payı olan felsefe biliminin en büyük kongresi İstanbul'da yapılıyor. Dünyanın en önemli düşün insanları bu toplantıda İstanbul'da olacaklar. Bizlerinde çok büyük bir özlemle beklediğimiz bu kongreye Felsefe konusunda dünyaca ünlü bilim insanımız Sevgili Prof. Dr. Ioanna Kuçuradi başkanlık edecektir. Kongrenin ana başlığı "DÜNYA PROBLEMLERİ KARŞISINDA FELSEFE".
Bugünkü Milliyet Gazetesinde Mehmet Y. Yılmaz özellikle köşesini bu çok önemli konu ile ilgili yazısına ayırdı ve Dünya Felsefe Kongresi'nin tanıtımı aşağıdaki yazısı ile şu şekilde açıklamaya çalıştı.
"Yirminci Yüzyıl'ın ilk Dünya Felsefe Kongresi, 1900 yılında Paris'te toplanmıştı. O tarihten itibaren de her beş yılda bir dünyanın önemli kültür merkezleri olan değişik kentlerde toplandı. Yirmibirinci Yüzyıl'ın ilk Dünya Felsefe Kongresi ise İstanbul'da toplanıyor. 10 ve 17 Ağustos 2003 tarihleri arasında İstanbul Kongre ve Sergi Sarayı ile Askeri Müze'nin salonları, bu tarihi olaya tanıklık edecekler... XXI. Kongre dört ana oturum, beş sempozyum, bildiri sunulabilecek 50 seksiyon, 69 yuvarlak masa toplantısı ve bazı afiş oturumlardan oluşuyor. Bildiri sunacak konuşmacılar arasında Jurgen Habermas, Vattimo, Morin, Höffe, Sheila Benhabib, Gewith, Pollis, Heller, Young, Bubner, Rene Girard gibi tanınmış filozoflar ve bilim adamları var. Eski Bulgaristan Cumhurbaşkanı, filozof Jelu Jelev ve yine bir felsefeci olan Sırbistan Parlamentosu Başkanı Micunovic oturumlara başkanlık edecekler.. Kongreye 83 değişik ülkeden 1600 filozof katılıyor. Kongrede sunulacak bildirilerin sayısı 1110.
Felsefi yolculuk! Sadece bu rakamlar bile nasıl büyük ve önemli bir organizasyona ev sahipliği yapmak üzere olduğumuzu gösteriyor. Kongreye katılım için en çok başvuru yapanlar Amerikalılar. Onları Ruslar ve Hintliler izliyor. Rusya Felsefe Derneği, kongreye katılacak filozofları kiraladığı bir gemi ile İstanbul'a getirecek ve bu gemiyle daha sonra felsefenin doğuşuna tanıklık eden Ege kıyılarımızda bir "mavi yolculuk" yapılacak.. Rusların hazırladığı bir Felsefe Ansiklopedisi de ilk kez bu kongrede tanıtılacak.
Ayrıntılar bu adreste Yerli ve yabancı yayınevlerinin kitaplarını tanıtıp satış da yapabilecekleri Kongre'ye katılım ücretsiz. Tek şart var, o da önceden kayıt yaptırmak. Kongre'nin web sitesi 'www.wcp2003.org' adresinde ve daha ayrıntılı bilgilere bu adresten ulaşmak mümkün. Gazeteye bir haber olarak koyabileceğim bu bilgileri neden bu köşede yazdım? Nedeni basit: Çok önemli bir tanıtım fırsatı avucumuzun içinde ve biz bunun hâlâ farkında bile değiliz. 8 Mayıs 2002'de bu köşedeki yazımda kongrenin toplanabilmesi için sporsor desteğine ihtiyaç olduğunu; medeniyetler çatışması tartışmaları sürerken bu kongrenin iki kıtayı birleştiren bir kentte yapılmasının İstanbul'un tanıtımı için hayati önemde olduğunu yazmıştım.
Kılını kıpırdatmıyor Ne dedikleri, ne düşündükleri, ne yazdıkları bütün dünyada merakla beklenen 1600 filozof İstanbul'a geliyor ve Başbakanlık Tanıtma Fonu'ndan sağlanan ve ancak kongrenin temel ihtiyaçlarını karşılayabilen küçük bir destek dışında kimse kılını kıpırdatmıyor.. Yapılamayacak Olimpiyatlar için, kullanılamayan bir stada yüz milyonlarca dolar harcıyoruz ama Türkiye'yi ve İstanbul'u bütün dünyanın gündemine sokabilecek bu organizasyondan eminim bir sürü yerel ya da genel yöneticimizin haberi dahi yok.
Eurovision'dan Habermas'ın Türkiye'nin, Avrupa'nın bir parçası olduğu yolunda söyleyeceği bir tek söz bile, birçok çevrede, aylar sürecek diplomatik faaliyetten daha önemli sonuçlar doğurabilir oysa.. Ya da İstanbul'un nasıl bir kent olduğu yolunda bu dev isimlerden herhangi birinin yazacağı bir küçük yazı bile milyonlarca dolara yapılamayacak bir tanıtım anlamına gelebilir.. Ve emin olun bütün bunlar Sertab'ın Eurovision birinciliğinden daha önemli ve kalıcı katkılar sağlayacaktır. Türkiye Felsefe Kurumu, kendi dar olanakları ile gerçekleştirmeye çalıştığı bu büyük organizasyonda yalnız kalmamalı... İstanbul'da faaliyet gösteren birçok şirketin bütçesindeki yıllık temsil giderinden daha az bir parayla yapılabilecek bir tanıtım fırsatı kaçırılmamalı."
Dünya felsefe Kongresi ile ilgili bilgilere 'www.wcp2003.org' adresinden ulaşabilirsiniz. Felsefe bilimine gönül vermişleri Ağustos ayında İstanbul'a bekliyoruz. Bilgilerinize sunuyoruz
DEVLETİ ele geçirenler, yaptıklarını sıradan insanlar anlamasınlar diye şifreler, kodlar, kısaltmalar, rumuzlar kullanırlar. VIP, CMUK, ÖTV gibi...
Onlar ne yaptıklarını bilirler ama siz anlayıncaya kadar fazla sorun olmaz.
O zamanlar bana ''K-14'e girdin'' dediklerinde iyi bir şeye girdiğimi sanmış, hakikaten çok sevinmiştim.
Herkese müjdeyi de vermedim değil.
Meğer kovulmuşum.
Diyelim ki şu ''B-2'' nedir?..
İktidarın adamları ''Orman vasfını yitirmiş arazi, B-2'' diyorlar.
*
Birincisi; bir arazi nasıl olur orman vasfını yitirir de, durup dururken ''B-2'' olur?
Diyelim ki milyonlarca yıllık zaman içinde kimi doğa parçaları çölleşebilir. Yüzlerce asır sonra yanardağlar, çekilen denizler, kum fırtınaları kimi bölgelerdeki ormanı yok edebilir.
Ama dört bir yanı İstanbul'un, Çanakkale'nin, Marmara'nın, Eğe'nin, Akdeniz'in ormanı, ortada ağaçları kesilmiş bir alan, daha filizlenmiş kökler duruyor...
Burası ''orman vasfını yitirmiş'' olabilir mi?
Yani B-2...
Hepimiz biliyoruz ki burda söz konusu olan; ''insan vasfını yitirmiş'' düzenbazlardır.
Yoksa sadece rant getiren yerler durup dururken niçin ''orman vasfını yitirip'' de B-2 olsunlar.
Ormanın ağacını kesiyorlar ve ''B-2 oldu'' diyorlar bize.
Bizler de B-2'nin ne olduğunu bilmediğimiz için ''Madem ki B-2 oldu, ne yapalım...'' diyoruz.
*
''B-2'' doğayı çalmanın kod adıdır, bunu asla unutmayın.
Bir hırsızlığın şifresidir.
Aracınızın, otobüsün, ya da trenin camından bir orman görürseniz... Bir kısmını kesmişler-yakmışlar...
ESKi zamanlarin birinde bir otlakta okuz surusu yasarmis... Yasarmis yasamalarına ama civardaki aslanlar bir turlu rahat birakmazlarmis onlari... Hemen her gun saldirirlarmis bu suruye... Okuz dedigin oyle yabana atilir bir hayvan degil ki, bir araya toplandilar mi kolayca defetmesini bilirlermis o koca aslanlari...
Gun gectikce aslanlari almis bir kaygi... "Herhalde bize bu otlagi terk etmek dusuyor" demis aslanlardan birisi... "Evet" diye tasdik etmis digerleri... "Nereye gideriz" diye dusunurlerken "Bir dakika" diye bir ses duymuslar gerilerden... Herkes donup bakmis sesin geldigi tarafa... Surunun en celimsiz, ama kurnaz mi kurnaz bir ferdi olan topal aslanmis soze atilan...
"Hayır" demis, "Hicbir yere gitmiyoruz... Siz bana birakin, ben hallederim bu isi..."
Inanmamis kimse ona ama "Haydi bir sans verelim ne cikar" diye...
*
Topal aslan elinde beyaz bayrak gitmis okuzlerin yanina... Okuzlerin lideri olan boz okuz sormus ne istedigini... Topal aslan "Saygideger okuz efendiler" diye baslamis lafa:
"Bugun buraya sizden ozur dilemek icin geldik... Evet size defalarca saldirdik, ama niye biliyor musunuz? Hep o sizin aranizdaki sari okuz yuzunden... Onun rengi gozumuzu kamastiriyor, aklimizi basimizdan aliyor... Onu gorduk mu ne kadar barissever oldugumuzu unutup size saldiriyoruz... Bunlarin hepsi sari okuzun sucu... Verin onu bize, siz kurtulun biz de baris icinde yasayalim!.."
Boz okuz, diger onde gelenlerle gorusmek uzere geri cekilmis... Hepsi de sicak bakmislar bu teklife... Bir tek yasli benekli okuz "Olmaz" demis ama kimseye dinletememis sozunu...
Zavalli sari okuz teslim edilmis aslanlara... Digerleri uzulmusler uzulmesine ama elden ne gelir ki?.. Butun surunun selameti icin bir okuz... Gerekliymis bu...
*
GERCEKTEN de gunlerce suruye saldiran olmamis... Huzur icinde gecer olmus gunleri... Ama aslan milleti bu, ne kadar sabreder ki? Hele okuz etinin tadini aldiktan sonra..."Aciktik" demisler
Topal aslan boz okuzun yanina giderek "Selam" diye girmis soze:
"Gordunuz ya biz aslanlar ne denli uysal milletiz... Yalniz buraya bunu soylemek icin gelmedim... Buyuk bir problemimiz var!.."
"Nedir?" demis boz okuz merakla...
"Su sizin uzun kuyruklu okuz" demis topal aslan ve devam etmis:
"Oyle uzun bir kuyrugu var ki nereden baksak gorunuyor... O kuyrugu salladikca bizim de aklimiz basimizdan gidiyor... Gozumuz donuyor, suruye saldirmamak icin kendimizi zor tutuyoruz... Gelin verin onu bize bu mevzuyu burada kapatalim... Eskisi gibi baris ve huzur icinde iki taraf da hayatini surdursun..."
Boz okuz yine istisare yapmis surunun ululariyla... Yine sadece benekli okuz olmus karsi cikan... Hepsi de "Verelim gitsin" demisler... İstisare daha da kisa surmus bu defa... Dislamislar uzun kuyrugu suruden...
Saatler surmus zavallinin cirpinislari ama sonunda o da yenik dusmus aslanlara...
Tekrar tekrar yinelenmis bu olanlar... Her gecen gun daha da semirmis aslanlar, alabildigince guclenmisler...
Okuzlerse her gecen gun daha da zayiflamislar, seyreldikce seyrelmisler...
Aslanlar kustahlastikca kustahlasiyorlarmis... Artik bir sebep bile soyleme geregi duymuyorlarmis... "Verin bize su okuzu sonra karismayiz" derlermis sadece...
Zavalli okuzlerin "Hayir" diyebilecek gucleri kalmamis... Hepsi birer birer can veriyorlarmis aslanlarin pencesinde... Boz okuz de aralarinda olmak uzere birkaci kalmis en sona...
"Ne oldu bize, ne zaman kaybettik bu harbi aslanlara karsi, oysa ne kadar da gucluyduk?" diye sormus biri boz okuze... "Biz" demis boz okuz, gozleri nemli ve sesi pismanlikla titreyerek, "Sari Okuz'u verdigimiz gun kaybettik bu kavgayi!.."
Hayir! demis yasli benekli okuz, aslanlarin yasamasi icin bizim de yasamamiz gerekir, biz onlara degil onlar bize muhtac, bu onlarin zayif noktasi.. Yeniden cogalmanin yolunu bulursak eski gunlerimize geri donebiliriz demis..
Nedir o yol? diyecek olmuslar.
Artik kurban vermeyecegiz diye cevaplamis yasli benekli okuz..Esas bunu yapabilir miyiz? Bunu konusalim demis...
O gun bu gundur okuzler cogalmak icin caba gosterseler de, vazgecemedikleri icin iclerinden kurban vermeye aslanlara, ne cogalabilmisler eskisi kadar ne de silinmisler yeryuzunden..
Boyle yasar giderlermis hayatlarini olum korkusuyla beraber.. Taa ki bir gun yasli benekli okuzun en kucuk oglu surunun basina gecinceye kadar..
***hikaye burada bitti, yazar sonunu okuyucuya birakipsanatsal bir olay gerceklestirmis :)))***
H.Ozan ERZİNCANLI Ziraat Mühendisi-Teknik Müdür tar-get Tarım Teknoloji Ar-Ge Tel: 0232 4633356 Fax:0232 4633387 Cep:0535 2200430 ICQ: 58240385
Milas'ta, organik bağlarımızın bulunduğu bir şirketler grubuna eleman aranmaktadır. Aşağıda belirtilen özelliklerdeki kişiler, 0252 - 5355413 nolu faks numarasına, H.Ozan Erzincanlı ve Tuncer Oklu bilgisine başlığı ile özgeçmişlerini fakslasınlar.
İyi günler,
1) YÖNTEM BASIN YAYIN HALKLA İLİŞKİLER VE ORGANİZASYON A.Ş.'DE GÖREV ALACAK OLAN PERSONELİN İŞ TARİFLERİ.
KADRO ÜNVANI:
BÖLGELERSORUMLUSU – BÖLGE DEVOLOPERLARININ BAĞLI OLDUĞU YÖNETİCİ
ARANAN NİTELİKLER:
·ÇALIŞMAYA HEVESLİ Herhangi biri olabilir.
·Sorumlu olduğu bölgede ikamet etmesi tercih sebebidir.
·Freelance çalışır.
·Hanot usulü ile ödenir.
·Ehliyeti ve arabasının oluşu tercih sebebidir.
·İnsani ilişkileri kuvetli,ikna kabiliyeti olan bir mizacın adamı olmalıdır
·Prezantabıl ve güleryüzlü olmalıdır.
YAPACAĞI İŞİN TARİFİ:
·Kiraya verilecek veya satılacakemlakları bulan kişilerin ekip başıdır. Villa sahipleri ile görüşerek sözleşme şartlarını konuşan ve mülk sahibini sisteme üye yapan ekiplerin başıdır.
·Sisteme üye yapılan ve villası satılan, villa sahibine yapılan ödeme tutarından belli bir oranında nema alır. Tedarikçi vergi mükellefi değil ise kazancından KDV de düşülüp ödeme yapılır.
·Firmamızca belirlenmiş kriterlere riayet etmek zorundadır.
·Kendisine beyan edilen bilgiler haricinde asılsız bilgi vermemelidir.
·Sisteme kazandıracağı evler belirlenmiş standartın altında olmamalıdır.
·PR PROGRAMINI ŞU ESASLARA GÖRE OLUŞTURUR
a-Emlakçılarve bölge devoloperları ilesıkı dirsek temasında bulunarak onlardan verim almak için gerekli çalışma programlarını hazırlar,
b-Site yöneticileri ile temasa geçerek onlarla da menfaat bağına dayalı ilişkileri geliştirir.
c-Çevresi vasıtası ile ferdi kaynaklara yönelir.
d-Genel merkeze faaliyetleri hakkında günlük rapor verir ve merkezin talimatları doğrultusunda yöredeki çalışmalara ve çalışanlara yön verir.
·Bölgesindeki evlerin kiralanması işlemlerinde bölge devoloperlarının işi aksatmamaları için gerekli iş takiplerini yapar.
·Evlerin periyodik temizlik konuları ile ilgilenenleri denetler.
·Kiracıların sorunlarını dinler ve şirkete iletir, çözüm önerileri getirir.
·Evlerin çeki listesi hazırlattırır,mal sahipleri ile mutabakatı denetler.
·Evin kullanım usullerini devoloperlara benimsetir,işin işleyişini anlatır.
·Yöntem çatı sistemleri ve çiftlikte mevcut diğer birimlerle devoloperların kaynaşması ve ürünlerin pazarlama ağının kurulmasına yardımcı olur.
YETKİ VE SORUMLULUKLARI:
·Proje sorumlusuna bağlı olarak çalışır
YÖNTEM EMLAK BÖLGE SORUMLUSU’NUN GELİRİ
1)Satılan evlerde, satıştan sonra Yöntem Emlak’a kalan net kardan %10 pay.
2)Bodrum Yarımadasındaki developer ağını kullanarak sattığı Zeytin, Zeytinyağı, Halı Yıkaması, Halı Satışı, Temizlik malzemeleri satışından ciro üzerinden %5 pay. Bu satışlarda satış tutarının %10’u da satışı yapan developere verilecektir. Eğer müşteriyi Bölge sorumlusu bulmuş ve satışı da kendisi yapmışsa %15 payı kendisi alacaktır.
3)Çatı ve izalosyon malzemeleri satışından Yöntem Emlak’a kalan kardan %10 pay.
ALARAK FREE LENS ÇALIŞMA YAPACAKTIR. İŞ TARİFİ VE BU KİŞİDE ARANAN NİTELİKLER BÖLGE SORUMLUSUNUN İŞ TARİFİNDE ETRAFLICA AÇIKLANMIŞTIR.
YÖNTEM GIDA’DA GÖREV ALACAK OLAN MUTEMED DAĞITICININ İŞ TARİFLERİ.
KADRO UNVANI: YÖNTEM GIDA MUTEMED DAĞITICI
ARANAN NİTELİKLER:
1.EN AZ LİSE MEZUNU
2.SÜRÜCÜ EHLİYETLİ
3.İŞ DENEYİMİ OLAN
4.BAĞIMSIZ ÇALIŞABİLECEK GEREKİRSE TEŞKİLATI KURABİLECEK VE KULLANABİLECEK YAPIDA OLACAK
5.F.İ.A KAFALI OLACAK
6.PREZANTABIL OLACAK
7.İYİ DİKSİYONU OLACAK
8.İYİ KOMPOZİSYON YAZABİLEN VE YAPTIĞI İŞİ RAPORLAŞTIRAN BİR YAPIDA OLACAK
9.TİCARİ NOSYONU KAR VE ZARAR PRENSİBİ ÜZERİNE KURULU OLACAK
YAPACAĞI İŞİN TARİFİ:
1.ALIM DÖNEMLERİNDE TALEP DOĞRULTUSUNDA ALIŞ YAPMALARI İÇİN RAPORLAR HAZIRLAR.
2.BU RAPORLARA GÖRE BİZDEN MAL TALEP EDER.
3.TALEP DOĞRULTUSUNDA GELEN MALI TESLİM ALIR.
4.ALDIĞI MALI MÜŞTERİLERE DAĞITIR.
5.PRİM USULU İLE ÇALIŞIR. SATIŞ KAPASİTESİNE GÖRE PRİMİ ARTAR.
6.MAL HATTIMIZDAKİ ÜRÜNLERİMİZİN ÖZELLİKLERİNİ İYİ BİLİR, ONUN DEPOLANMASINDA DOĞABİLECEK OLUMSUZLUKLARIN NEDENLERİNİ ARAŞTIRIR VE BİR DAHA OLMAMASI İÇİN GEREKLİ ÖNLEMLERİ ALIR.
7.AYRICA MAL HATTIMIZDAKİ ÜRÜNLER İÇİN MÜŞTERİLERE ÖNERİ PAKETLERİ HAZIRLAR VE BU ÖNERİLERİ LANSE EDER.
8.DAĞITIMA HAZIR HALE GELEN MALLARI MÜŞTERİLERE İLETİR.
9.GELEN TALEPLERİ KLASE EDER VE BUNLARIN SATIŞLA NETİCELENMESİ İÇİN HER TÜRLÜ ÇABAYI GÖSTERİR.
10.SATIŞ KAPASİTESİNİ ARTIRMAK İÇİN ÇABA GÖSTERİR. BUNUN İÇİN ÇEVRESİ İLE İRTİBAT HALİNDE OLUR.
11.MÜŞTERİ ÖDEMELERİNİN – NAKİT VEYA MAX. 1 AY VADELİ OLAMASINI VE ÖDEMELERİN ZAMANINDA YAPILIP YAPILMADIĞINI KONTROL EDER.
12.MÜŞTERİNİN YAŞADIĞI OLUMSUZLUKLARI GİDERİR.
H.Ozan ERZİNCANLI Ziraat Mühendisi-Teknik Müdür tar-get Tarım Teknoloji Ar-Ge Tel: 0232 4633356 Fax:0232 4633387 Cep:0535 2200430 ICQ: 58240385
Elbette yeniden ürün yetişebilir. Aslında günümüzde teknoloji o kadar ileri ki tarımsal üretim için toprağa bile ihtiyaç yok.
Ancak ne yetiştirilecek, nasıl yetiştirilecek? Bunlar büyük sorun. Herkes dedesinden ve babasından gördüğü ürünleri üretip satıyor. Bu yüzden bir arpa boyu yol alamıyoruz.
Evet bu ürünler de üretilmeli tabii ama olması gereken verimiyle. Bir ziraat mühendisi arkadaşımla görüşüyordum. Yıllardır kendisi de üretim yapıyor. Belki bilirsiniz, Türkiye'de dekar'a ortalama ekmeklik buğday verimi 200-250 kgdır. 350-400 kg ürün alan üretici çok başarılı sayılır. Oysa bu ziraat mühendisi arkadaş, şu ana kadar en düşük 670 kg aldığını söyledi (yine ekmeklik buğday). Hem de ek sulama yapmadan. Bu arkadaşın aldığı en düşük verim, Türkiye ortalamasının 3 katı !!! düşünün. Hala geleneksel yollarla üretim yapan çiftçi nasıl kazansın? Elbet kazanamayacak. Kazanamadıkça kızacak, basacak gübreyi, basacak ilacı ve topraklar çoraklaşacak.
Bu verime nasıl mı ulaşıyor? Doğru tohumu doğru zamanda ve doğru şekilde ekiyor; gübresini yeterli miktarda- ihtiyacı tam olarak belirleyip veriyor (tüm gübreler - hayvan gübresi, suni gübreler ve yaprak gübresi) ; ilaçlamaları doğru zamanda ve doğru şekilde yapıyor. Hasatı doğru zamanda, doğru ekipmanla yapıyor.
Tüm tarımsal üretimlerde ülkemizin görünümü budur ve acilen mevcut teknik bilginin üreticilerimiz tarafından doğru şekilde uygulanması gerekir.
Saygılar...
Bir zamanlar, cocuklugumda koyume gittigimde baglardan uzum fiskirirdi, bostanlardan kavun karpuz toplar yerdik. simdi tek bir asma fidani kalmamis, bostanlar corak topraklara donmus durumda. Eskishehir-Gunyuzu ilcesinde bu durum nasil aciklanabilir. problem nerde. ciftciler bir hastaligin geldigini ve ondan sonra hicbir urun yetismedigini soyluyorlar. Eski verimli senlikli gunlere donulebilirmi. tekrar bu urunler yetistirilebilirmi? Kim bu koylulere yardim edebilir. yuzlerce kisi yasayan bu koylerde artik parmak sayisi kadar insan yasiyor. cogu asgari ucretle buyuk ve "modern" sehirlerde yasamayi tercih ediyor ciftcilige-hayvanciliga...
Goruslerinizi bekliyorum. ozgur kara Makina muhendisi
H.Ozan ERZİNCANLI Ziraat Mühendisi-Teknik Müdür tar-get Tarım Teknoloji Ar-Ge Tel: 0232 4633356 Fax:0232 4633387 Cep:0535 2200430 ICQ: 58240385
Bir zamanlar, cocuklugumda koyume gittigimde baglardan
uzum fiskirirdi, bostanlardan kavun karpuz toplar
yerdik. simdi tek bir asma fidani kalmamis, bostanlar
corak topraklara donmus durumda. Eskishehir-Gunyuzu
ilcesinde bu durum nasil aciklanabilir. problem nerde.
ciftciler bir hastaligin geldigini ve ondan sonra
hicbir urun yetismedigini soyluyorlar.
Eski verimli senlikli gunlere donulebilirmi. tekrar bu
urunler yetistirilebilirmi? Kim bu koylulere yardim
edebilir. yuzlerce kisi yasayan bu koylerde artik
parmak sayisi kadar insan yasiyor. cogu asgari ucretle
buyuk ve "modern" sehirlerde yasamayi tercih ediyor
ciftcilige-hayvanciliga...
Goruslerinizi bekliyorum.
ozgur kara
Makina muhendisi
__________________________________
Do you Yahoo!?
SBC Yahoo! DSL - Now only $29.95 per month!
http://sbc.yahoo.com
Bu mailde ekli bir yakamoz resmi var mı acaba?
> ----------
> Kimden: H. Ozan Erzincanlı[SMTP:okuyanc@...]
> Tarih: 25 Haziran 2003 Çarşamba 20:03
> Kime: cevre-egitimprojesi@yahoogroups.com;
> dogakulturu@yahoogroups.com; teorim@yahoogroups.com;
> gedizkuslari@yahoogroups.com; EAYK@yahoogroups.com;
> egezoder@yahoogroups.com; kisadonemler@yahoogroups.com;
> tarimsal@yahoogroups.com; beyaznokta@yahoogroups.com
> Konu: tar-get Yakamoz
>
>
> <<Dosya: band.gif>>
>
>
>
> Belki hayatınızda ilk kez bir yakamoz resmi görüyor olabilirsiniz. Nedense
>
> herkes yanlış bilir, yakamoz ay ışığının suya, denize vuran yansıması
> değildir. Aksine mehtaplı gecelerde yakamoz olmaz. Yakamoz bir canlıdır,
> latince ismi "noctiluca milliaris" olan bu canlı aynı bir ateş böceğinin
> denizde yaşayan
> türüdür diyebiliriz. Lüminesans maddesini vücudunda barındıran bu canlıya
> dokunulduğunda ışık saçar.
>
> Bu canlı bir planktondur, yani milimetrik boyutlarda bir canlıdır.
> Geceleri
> bunlardan milyonlarcası bir arada iken bir tekne veya bir balık sürüsü bu
> canlilara çarpınca ışık çıkarmalarını sağlar. O yüzden birçok balıkçı
> teknesinin yüksek bir yerinde oturulacak yer vardir. Balıkçılardan biri
> buraya oturarak mehtap olmayan gecelerde balıkların yakamoz yaparak
> geçtikleri yolları görüp dümenciyi yönlendirirler. O yüzden lüfer avlarken
>
> lüx ışığı kullanılır. Işık, balık gelsin diye degil, misinanın değdiği
> yakamozların çıkardığı ışıktan lüfer korkmasın diye bu ışıği perdelemek
> için kullanılır.
>
> Esasında yakamoz (görenler iyi bilir) olagan üstü bir seydir. Yakamoz
> oldugunda denizde uzun floresan lambalar yanıyormuş gibi olur. Ama bunun
> için başka bir ışığın olmaması gerekir. Ay ışığında (daha baskın olduğu
> için) yakamoz ışığını göremezsiniz. O kadar muhteşemdir ki, o anda tüm
> romantizm biter, sanki dünyadışı varlıklar gelmiş gibi olur. Bir de
> yakamozlu ve mehtapsız gecelerde denize girince pırıl pırıl uzaylı gibi
> olursunuz.
>
>
>
>
> _____
>
> H.Ozan ERZİNCANLI
> Ziraat Mühendisi
> Teknik Müdür
> tar-get
> Tarım Teknoloji
> Araştırma-Geliştirme
> www.tarimsal.com
> 1401 sok. No:20 d:2
> Alsancak/İzmir
> Tel: 0232 4633356
> Fax:0232 4633387
> Cep:0535 2200430
> ICQ: 58240385 www.tarimsal.com
>
>
>
>
>
>
> Yahoo! Groups Sponsor
> ADVERTISEMENT
> Click Here!
>
>
> Tarım Teknoloji Araştırma-Geliştirme
>
>
>
> Your use of Yahoo! Groups is subject to the Yahoo! Terms of Service.
>
Belki hayatınızda ilk kez bir yakamoz resmi görüyor olabilirsiniz. Nedense herkes yanlış bilir, yakamoz ay ışığının suya, denize vuran yansıması değildir. Aksine mehtaplı gecelerde yakamoz olmaz. Yakamoz bir canlıdır, latince ismi "noctiluca milliaris" olan bu canlı aynı bir ateş böceğinin denizde yaşayan türüdür diyebiliriz. Lüminesans maddesini vücudunda barındıran bu canlıya dokunulduğunda ışık saçar.
Bu canlı bir planktondur, yani milimetrik boyutlarda bir canlıdır. Geceleri bunlardan milyonlarcası bir arada iken bir tekne veya bir balık sürüsü bu canlilara çarpınca ışık çıkarmalarını sağlar. O yüzden birçok balıkçı teknesinin yüksek bir yerinde oturulacak yer vardir. Balıkçılardan biri buraya oturarak mehtap olmayan gecelerde balıkların yakamoz yaparak geçtikleri yolları görüp dümenciyi yönlendirirler. O yüzden lüfer avlarken lüx ışığı kullanılır. Işık, balık gelsin diye degil, misinanın değdiği yakamozların çıkardığı ışıktan lüfer korkmasın diye bu ışıği perdelemek için kullanılır.
Esasında yakamoz (görenler iyi bilir) olagan üstü bir seydir. Yakamoz oldugunda denizde uzun floresan lambalar yanıyormuş gibi olur. Ama bunun için başka bir ışığın olmaması gerekir. Ay ışığında (daha baskın olduğu için) yakamoz ışığını göremezsiniz. O kadar muhteşemdir ki, o anda tüm romantizm biter, sanki dünyadışı varlıklar gelmiş gibi olur. Bir de yakamozlu ve mehtapsız gecelerde denize girince pırıl pırıl uzaylı gibi olursunuz.
H.Ozan ERZİNCANLI Ziraat Mühendisi Teknik Müdür tar-get Tarım Teknoloji Araştırma-Geliştirme www.tarimsal.com 1401 sok. No:20 d:2 Alsancak/İzmir Tel: 0232 4633356 Fax:0232 4633387 Cep:0535 2200430 ICQ: 58240385
Türkiye'nin en önemli ihraç su ürünü haline gelen orkinosa, uluslararası koruma geliyor.
22 Haziran 2003- Edinilen bilgiye göre, Türkiye, 9 Haziran'da, Birleşmiş Milletler bünyesinde faaliyet gösteren, Uluslararası Atlantik Balıklarını Koruma Komisyonu'na (ICCAT) üyelik için başvurdu. Üyelik halinde Türkiye, ICCAT'ın belirleyeceği kontenjan kadar orkinos avlayabilecek. Üyelikle ayrıca, diğer ICCAT üyelerinin Türkiye'nin orkinos ihracatına önlem alması da önlenmiş olacak. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile sektör yetkililerinden edinilen bilgiye göre, Türkiye'de yılda geleneksel olarak ortalama 3 bin ton civarında orkinos avcılığı yapılıyor. Bazı yıllar bu rakam 5-6 bin tona çıkıyor. Geçen yıl 2 bin 100 ton orkinos avlandığı tahmin ediliyor. Pahalı bir balık olduğu için genelde hemen hemen tamamı ihraç edilen orkinosun, Japonların en çok sevdiği balık olduğu ve Türkiye'nin ihracatının yüzde 99'unu bu ülkeye yaptığı belirtiliyor. Türkiye'den kilosu 15-30 dolara ihraç edilen orkinosun Japonya'da perakende kilo satış fiyatının 60-100 dolara kadar çıktığı kaydedildi. Türkiye'deki şirketler, ortalama ağırlığı 15 kg olan, "yazılı orkinos, Akdeniz orkinosu" olarak bilinen orkinosun (Euthnus alletteratus) cinsini işleyip yurtiçinde satarken, ihraç edilen orkinos ise "Thunnus thynnus" cinsi, "adi orkinos, ton veya mavi orkinos" olarak anılıyor, ortalama kilosu ise 300 kg.
30-40 MİLYON DOLARLIK İHRACAT BİTEBİLİR ICCAT, ton balıklarının neslini korumak için, her yıl üye ülkeler için avlanma kotası belirliyor. Akdeniz ülkeleri için bu yıla yönelik 32 bin ton avlanma kotası belirlenirken, Türkiye üye olmadığı için 8 ülke ile birlikte bin 146 tonluk avlanma kotasının içinde değerlendiriliyor. Ancak Türkiye'deki geleneksel avlanma miktarı ortalama 3 bin ton olduğu için, ICCAT, 2 kez Türkiye'yi avlanma kotalarını ihlal ettiği gerekçesiyle uyardı. Türkiye'nin kotalara uymaması halinde, ICCAT'ın, üye ülkelerden Türkiye'den orkinos almamalarını isteyerek yaptırım uygulayabileceğine dikkat çekiliyor. Bu durumda, Türkiye'nin geçen yıl 30 milyon dolar olan, bu yıl 40 milyon dolara ulaşması beklenen orkinos ihracatı tehlikeye girecek. ICCAT'ın yaptırımını önlemek için Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, normalde Mayıs-Ağustos olan orkinos avlanma dönemini 9 Haziran'da sona erdirdi. Balıkçıların tepkisini çekmesine karşın, 9 Haziran'dan beri orkinos avı yapılmıyor.
ORKİNOS ÇİFTLİKLERİ KURULUYOR Diğer taraftan Türkiye'de geçen yıldan itibaren orkinos besiciliğine başlandığı, avlanan orkonisların çiftliklerde besiye alındığı belirtiliyor. Besi sırasında balıklarda 3-4 ayda ağırlıklarının yüzde 40'ı kadar ağırlık artışı sağlanabildiğini anlatan uzmanlar, bunun çok karlı bir faaliyet olması nedeniyle, halen 5 olan işletme sayısının hızla artmasını beklediklerini ifade ettiler. Besiye alınan orkinosların ağırlığı 300-350 kg'a kadar çıkabiliyor. ICCAT'ın Türkiye için belirleyeceği orkinos kotası av miktarını ilgilendiriyor, beslenip satılan orkinos miktarı açısından bir sınırlama bulunmuyor. ICCAT'ın, Türkiye'nin üyeliğine ilişkin başvuruyu, Eylül-Ekim ayındaki toplantılarında değerlendirmesi bekleniyor. Orkinos besi çiftliği yetiştiricileri, gelecek yıl ihracatın 100 milyon dolara ulaşabileceğini ifade ediyorlar.
H.Ozan ERZİNCANLI Ziraat Mühendisi Teknik Müdür tar-get Tarım Teknoloji Araştırma-Geliştirme www.tarimsal.com 1401 sok. No:20 d:2 Alsancak/İzmir Tel: 0232 4633356 Fax:0232 4633387 Cep:0535 2200430 ICQ: 58240385
bir işbirliği teklifi mesajını grupla paylaşmak
istedim. (diğer bir yahoo grubuna gelmiş mesajdır)
özgür.
Message: 2
Date: Fri, 20 Jun 2003 10:17:32 +0300
From: "Alper Selcuk" <alperselcuk@...>
Subject: Looking For Partner
Dear Sir;
We are forming a consortium for an Eu project. For
mentioned project we are looking for an EUROPIAN
RURAL DEVELOPMENT AND/OR AGRICULTURE DEVELOPMENT
COMPANY.
Which is experienced in the candidate countries for a
EU PROJECT.
We are waiting your commands and company profiles.
Best Regard
Alper Selçuk
Project Manager
__________________________________
Do you Yahoo!?
SBC Yahoo! DSL - Now only $29.95 per month!
http://sbc.yahoo.com
Bilimin en büyük sorusuna yanit arayan deney 2005'te Teoriyle ilgili deney Fransiz-Isviçre sinirinda yer alan ''Centre Europen des Recherches Nucleaires''in (CERN) yeraltindaki devasa tünelinde yapilacak. Bilim adamlari, ''Higgs boson'' ya da bazi bilim adamlarinin ''Tanri'nin partikülleri'' dedigi parçaciklarin gerçekte var olup olmadigini belirleyecekler. ''Higgs boson'' diye adlandirilan parçaciklarla ilgili teori, 1960'li yillarda Edinburgh Üniversitesi teorik fizikçilerinden Peter Higgs tarafindan ortaya atildi. Atomlarin nasil kütle kazandigina kafa yoran Peter Higgs, sonunda ''boson''larla ilgili teoriyi gelistirdi. Peter Higgs'e göre evren bir çesit enerjiden dogdu. Bu enerjiye fizikte ''Higgs Field'' (Higgs Alani) dendi. Bu enerji, Büyük Patlama (Big Bang) sonrasi ortaya çikan parçaciklarla etkilesime girdi. Bu etkilesim sonucu ''Higgs boson'' diye anilan parçaciklar açiga çikti. Söz konusu parçaciklar ise maddeye kütle kazandirdi. ''Bosonlar'' olmasa yada farkli bir sekilde ortaya çiksalardi, belki de yildizlar, gezegenler ve yasam olusmayacakti. Bosonlar, hemen Büyük Patlama sonrasinda ortaya çikmislardi ve artik mevcut degillerdi. Bu nedenle bilim adamlari, 6 milyar sterlin harcayarak laboratuvarda ''Big Bang'' ortami yarattilar. Ilk deney, Avrupa Partiküler Fizik Merkezi'nde 2000 yilinda yapildi. Bilim adamlari, ilk kez ''boson''u görüntülediklerini iddia ettiler. Ancak emin olmak için deneyin yenilenmesi gerekiyordu. Teori, 5 katli bir bina büyüklügünde 7 ton agirliginda ''Atlas'' ve ''LHC'' diye adlandirilan ''atom parçalayici'' cihaz tarafindan test edilecek. LHC, hidrojen bombardumaniyla atomik çekirdegindeki protonlari parçalamaya 2005 yilinin Nisan ayinda baslayacak. Cihaz, bir saniyede, dünyadaki tüm telekom sirketlerinin bir yil içinde ürettigi data kadar veri üretecek. Bu nedenle evrenin en önemli deneylerinden biri deniyor.
LHC'nin merkezinde 27 km uzunlugunda bir tünel var. Protonlar milimetrik bir tüpün içinde hizla gidip gelecek. Ancak protonlari bu tüpün içinde tutabilmek için bir yeralti nehri likit nitrojen ile mutlak sifirin (273 C) 1.8 derece üstünde donduruldu ve süper güçlü miknatislar kullanilarak bir elektromanyetik alan olusturuldu. EVRENDEKI TÜM MADDE NASIL VENEDEN OLUSTU
Bilim adamlari, Isviçre'deki CERN Nükleer Arastirma Merkezi'nde kainatin olusumuyla ilgili teoriyi test edecekler. Uzmanlar, yeni bir deneyle atoma kütle kazandirdigi iddia edilen esrarengiz parçaciklarin var olup olmadigini bulacaklar. ''Higgs boson'' diye adlandirilan bu parçaciklarin varligi kanitlanirsa, bilimin en büyük sorusu yanitini bulacak: ''Niye variz ve evrendeki tüm madde nasil olustu?''
H.Ozan ERZİNCANLI Ziraat Mühendisi Teknik Müdür tar-get Tarım Teknoloji Araştırma-Geliştirme www.tarimsal.com 1401 sok. No:20 d:2 Alsancak/İzmir Tel: 0232 4633356 Fax:0232 4633387 Cep:0535 2200430 ICQ: 58240385
Tüm tarimsal grup üyelerine ve grup moderatörü Ozan Bey' e selamlar. Ben Ahmet
Demir Su Ürünleri Mühendisiyim.
Ahmet DEMIR
Su Ürünleri Mühendisi
ahmetdemir77@...
0536 6092659
--
__________________________________________________________
Sign-up for your own FREE Personalized E-mail at Mail.com
http://www.mail.com/?sr=signup
CareerBuilder.com has over 400,000 jobs. Be smarter about your job search
http://corp.mail.com/careers
Öncelikle hepiniz hoşgeldiniz. Bu e-posta grubunu, tarımsal üretimde bilgi akışını arttırabilmek ve misyonumuz olan yeni teknolojileri tarıma adapte etmeyi kolaylaştırabilmek amacı ile kurduk. Hepimize hayırlı uğurlu olsun.
Biz (özellikle ben) sizlere, yeni yüksek değerlikli üretimler ve bunlara dair bilgiler elimize geçtikçe göndereceğiz. Böylece burada bir tarışma ortamı oluşturup uygulamaya geçmeyi umuyoruz.
Size ilk olarak "jojoba" adli bitki hakkında internette bulduğum bilgiyi yolluyorum. Bir süredir araştırıyordum. Belki 6 ay içinde 100 dönüm kadar dağlık bir araziye uygulatacağız.
Hepinizden konu ile ilgili yorum, öneri ve eleştiri bekliyorum.
Saygılar,
Not: Maillerinizi gönderirken kendinizi de tanıtan küçük bir paragraf yollarsanız seviniriz.
Jojoba : İlk olarak Meksika çölünde (Sonora) ve Amerika Arizona şehrinde bulunmaktadır
Bu bölgelerde dogum sancısı başlatmak , deri kanseri ,kellik sorunları giderlmesi
amaçlı kullanılmıştır.
Bitki yaglarından farklı olduğu belirlenmiş ve yağının Kaşalot adlı sperm balina yagına
denk olduğu belirlenmiştir.
Yağı : Zeytin yağı üretim teknikleri ile aynı olan yağ elde edilmesi , açık sarı renkte , doymamış
çok fazla stabil ve saftır. Çok çeşitli alkol grubu ve yağ asitlerinden oluşmuştur.Yüksek
sıcaklığa dayanıklı , yüksek basınçta tam not olan ve temas yüzeyine yapışan jojoba yağı
ağır iş makinelerinin çok fazla ihtiyaç duyduğu bir yağdır.
Uçak , füze motorlarında kullanılmakla beraber oto motor yağın alanındada başarılı sonuç
vermiştir (araç 190.000 km yol yapabilmektedir.Jojoba yağı çok ince olduğu için hassas
makinelerin yağlanmasındada kullanılmaktadır.Yağın okside olmadan uzun süre bekleyebileceği
kanıtlanmıştır.Tohumunun ise bulmadan saklanabildiği ve tohumdan elde edilen yağın yirmi dört
yıl bekledikten donra verdiği yağında ilk günkü verimi verdiğide kanıtlanmıştır.
kagıt cilası , sabun , saç besleyicileri , deterjan , şampuan , krem , ilaç üretimi , ürnlerde
katkı maddesi olarak kullanılmaktadır.
Artıkları: Yağ elde edildikten sonra kalan küspesininde %30-35 oranında protein içermektedir .Simmondsia
mandesi çıkarıldıktan sonra hayvan yemi olararakta kullanılmaktadır.
Tohum : Tohumlarında %50 yag bulunmaktadır.
Bir adet jojba bitkisinden : 5 yaşında 500g
12yaşında 2.500g
25yaşında 14.000g tohum elde edilir.
35-45 derecede çöl sıcaklığına dayanabilmektedir.Yılık 500mm yağış da iyi bir verim alınabilir ,
susuzda uzun yıllar yaşayabilir.600-1200m'de yetişir.Torak seçmez çorak yerdede yetişir.Litrede
7g tuzlu suya dayanır.60-90cm boyunda olmaktadır.100-200 yıllık bir ömrü vardır.-5 -9 dereceli
düşük sıcaklığa kısa süreli dayanıklıdır.Kökleri 9-10 m derinlige iner.Kuraga dayanıklıdır.
İki evciklidir ; erkek ve diçi. Tohumlarından %50 erkek ve dişi çıkma olasılığı vardır.Dikiminde
Bir çukura dört tohum atılır.Çiçekleri yabancı tozlanır bu rüzgar ve böceklerle olur.
Dikimi 1.5 x 3 m aralıkla olur.1 dekar alana 175-200 bitki yetiştirilir .Bu 125-450kg tohum verir .
75-225kg yağ elde edilir.
Fiyatı: ABD: 1.5 dolar tohumun kilosu 4.000dolar yağının tonu
Avsutralya : 2.2 dolar tohumun kilosu 4.4 dolar yağının kilosu
SONUÇ
BU KADAR BÜYÜK ÖNEME SAHİP JOJOBA’NIN ÜLKEMİZDE, GÜNEYDEKİ ÇORAK ALANLARDA YETİŞTİRİLMESİ ÜLKEMİZ YARARINADIR.
ÖZELLİKLE AĞIR SANAYİDE VE GÜÇ GEREKTİREN İŞLERDE KULLANILA-BİLİR OLMASI VE AYRICA UZUN YILLAR HİÇ BOZULMADAN DEPOLANABİLİR OLMASI ÜLKEMİZ SAVUNMASI İÇİN ÖNEMLİDİR,
ÇÜNKÜ, HALİHAZIRDA DIŞA BAĞIMLI OLAN MADENİ YAĞ SANA-YİMİZİN, BİR SAVAŞ VEYA AMBAR-GO SIRASINDA SEKTEYE UĞRAMA-SI HEM SANAYİMİZİ HEM DE SAVUNMAMIZI ZAYIFLATACAKTIR.
TANKLARIMIZ NORMAL MOTOR YAĞLAR İLE 1.000mil YOL ALIR İKEN, JOJOBA YAĞI SAYESİNDE BELKİ 5.000 VEYA 10.000mil YAPABİLE-CEKTİR, ve DAHA AZ YAKITLA DAHA FAZLA YOL ALABİLECEKTİR
SAVUNMA SANAYİMİZDE; JOJOBA- NIN TANKLARDA VE DİĞER ZIRHLI ARAÇLARDA MOTOR YAĞI KATKI MADDESİ ve KABA VEYA İNCE YAĞLAMA MATERYALİ OLARAK DEĞERLENDİRMESİNDE FAYDA VARDIR.
AYRICA HER YIL EROZYONLA 500-600 MİLYON TON TOPRAK KAYBET-TİĞİMİZİ DE DÜŞÜNÜRSEK, KURAK ve ÇORAK TOPRAKLARIMIZI EROZYONDAN BÖYLECE KORUMUŞ OLURUZ
DOĞANIN BİZE SUNDUĞU BU İMKANI ÇOK İYİ DEĞERLENDİR-MELİYİZ...
Araştırma :Ankara Üniversitesi DR.MÜCAHİT TAHA ÖZKAYA
H.Ozan ERZİNCANLI Ziraat Mühendisi Teknik Müdür tar-get Tarım Teknoloji Araştırma-Geliştirme www.tarimsal.com 1401 sok. No:20 d:2 Alsancak/İzmir Tel: 0232 4633356 Fax:0232 4633387 Cep:0535 2200430 ICQ: 58240385
Tüm grup üyelerine selamlar....
Ahmet DEMIR
Su Ürünleri Mühendisi
ahmetdemir77@...
0536 6092659
--
__________________________________________________________
Sign-up for your own FREE Personalized E-mail at Mail.com
http://www.mail.com/?sr=signup